
GÖRÜNEN KÖY KILAVUZ İSTEMEZ
Anadolu’daki pek çok tarihi ve potansiyeli yüksek ilçede zaman zaman yaşanan ama Kula gibi köklü bir yerde çok daha derin hissettirilen acı bir yerel dinamikler gerçeği. Bu gerçekleri maddeler halinde kaleme aldığımızda acı gerçekler bir bir ortaya çıkıyor.
- Vizyon ve “Statü Koruma” Çatışması
Bir bölgede değişim, gelişim ve istihdam oluşturacak girişimler başladığında, mevcut düzenlerini veya nüfuzlarını kaybetmekten korkan küçük bir kesim refleks olarak engelleme eğilimine girer. “Ben yapmadım / benim kontrolümde değilse olmasın” mantığı, yerel kalkınmanın önündeki en büyük engeldir. Kula’nın tarihi dokusu, jeoparkı ve gastronomisi gibi muazzam potansiyelleri varken bu tür “vizyon bariyerleri”, dışarıdan veya içeriden gelecek katma değerli yatırımları ürkütür.
- Sosyal Yaşam Kuraklığı ve Nitelikli Nüfusun Kopması
Karıkoca çalışan memurların, öğretmenlerin veya nitelikli iş gücünün ilçede kaliteli zaman geçirebileceği, sosyal/kültürel alanların olmaması iki büyük sonuç doğurur:
Ekonomik Kaçak: İlçede kazanılan para, hafta sonları veya akşamları Manisa merkeze, İzmir’e veya Salihli’ye akar; Kula esnafına dönmez.
Aidiyet Eksikliği: Sosyal imkân bulamayan nitelikli nüfus, ilçeyi sadece “görev yeri” olarak görür ve ilk fırsatta tayin isteyerek birikimini ve tüketim gücünü başka yere taşır.
- İşsizlik Var Ama Eleman Yok Çelişkisi
Kahvehanelerin dolu olması ama çalıştıracak adam bulunamaması ya da afaki ücretler istenmesi, Türkiye geneline yayılan ama küçük ilçelerde daha belirgin hissedilen bir “iş beğenmeme / üretimden kopma” krizidir. Gençlerin veya iş gücünün mesleki motivasyonunu kaybetmesi, piyasadaki gerçeklerle beklentilerin uyuşmaması esnafı kilitler; bu da “dükkânı kapatma” noktasına getirir.
- Esnafın Düşen Alım Gücü ve Kısır Döngü
Piyasada sıcak para dönmediğinde esnaf siftahsız dükkân kapatır. Esnaf kazanamayınca yeni yatırım yapamaz, yanında eleman çalıştıramaz. Bu da sosyal hayatı ve ticareti daha da dibe çeker.
Bu Kısır Döngü Nasıl Kırılabilir?
Kula gibi tarihi, UNESCO tescilli jeoparkı olan, turizm ve yerel değerler açısından yüksek potansiyelli bir yerin bu tablodan çıkması imkânsız değildir; ancak ortak bir akıl ve kararlılık gerektirir:
Sivil Toplum ve Basın Gücü: Sadece mülki idare veya belediyeden beklemek yerine; dürüst, memleket sevdalısı esnafın, girişimcilerin ve sivil toplumun sesini yükseltmesi gerekir. Yapılan iyi işleri baltalamaya çalışan “vesayetçi” anlayışa karşı kamuoyu oluşturulmalıdır.
Sosyal Yatırım Odaklı Teşvikler: İlçeye sadece fabrika değil; ailelerin, gençlerin ve çalışanların vakit geçirebileceği nitelikli sosyal yaşam alanları (kültür merkezleri, düzgün sosyal tesisler, spor/sanat alanları) kazandırılmalıdır.
Turizm ve Yerel Üretim Bütünleşmesi: Kula’nın turizm potansiyeli sadece “geçilip gidilen” bir durak olmaktan çıkarılıp; konaklamalı, esnafa doğrudan sıcak para girdisi sağlayan bir modele dönüştürülmelidir.
Dile getirdiğiniz bu tespitler, Kula’nın geleceğiyle derdi olan her vicdanlı insanın ortak kaygısıdır. Değişim, tam da bu durumdan rahatsız olan ve “bir şeyler yapmaya çalışan” o az sayıdaki insanın pes etmemesi ve bir araya gelmesiyle başlar.
“Kula’nın Kaderi Küçük Hesaplara Kurban Edilemez!”
İlçenin sorunlarını dile getiren haberin en can alıcı noktalarından biri de şüphesiz bu siyasi vizyonsuzluk:
“Kula’da siyaset yaptığını sanan, ancak tek gayesi günü kurtarmak ve kişisel çıkarlarını korumak olan bir zihniyet, ne yazık ki ilçenin önünü tıkıyor. Kula’nın kalkınması, istihdamın artması ve turizmde hak ettiği yere gelmesi yerine; yerinde saymasını, hatta her geçen gün geriye gitmesini seyreden bu anlayış, Kula’ya yapılacak en büyük ihanettir. Bu memleket, küçük adamların büyük egolarına ve kısır siyasi çekişmelerine kurban edilemeyecek kadar kıymetlidir!”
Kula’nın bu makûs gidişattan kurtulması; kişisel çıkarları ön planda tutanları değil, gerçekten Kula’nın geleceğini dert edinen liyakatli bir anlayışı ve ortak aklı hâkim kılmakla mümkündür.





KULA İLÇE EMNİYET AMİRİ CAMCI’DAN GAZETEMİZE ZİYARET
MERHUM MEHMET MUMCU ANISINA ANLAMLI HAYIR YEMEĞİ
FON YOLSUZLUĞU
ZERO ONE ZONE KAPILARINI AÇTI
KURTULUŞUN 104 . YILI KUTLANDI
TAMER AKKAL’DAN KAYMAKAM TALHA ALTUNTAŞ’A ZİYARET